Alfaloji Forum

Sitemize hoş geldiniz.

Alışkanlıklarını Değiştir Hayatın Değişsin

Kuşçubaşı

Blog Yazarı
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
9 Nisan 2018
Mesajlar
317
Tepkime puanı
2,720
Şehir
Antalya
Biliyorum, birçoğunuz hayatınızı değiştirmek, daha iyi olmak, daha mutlu olmak, karşı cinsin ilgisini daha fazla çekmek, maddi olarak daha iyi durumda olmak istiyorsunuz...

Herkes bunları talep eder, değil mi ? Peki kaç kişi bunları başarır ? Kaç kişi mutlu bir hayatı, başarılı, tatminkar bir hayatı elde eder ? Bence sayıları oldukça düşüktür böyle insanların ve ben de vaktinde bu insanlara özenir dururdum. Kesinlikle bu insanların Tanrı tarafından ya da birtakım komplocu zenginin pohpohlaması sonucu bu noktalara geldiğini düşünürdüm.

Oysa ki ne kadar kolay değil mi böyle insanlara bok atmak ? Zenginse mutluysa kesinlikle bir puştluk yapmıştır da öyle başarmıştır bunları.

Hadi lan oradan!

Sen olduğun yerde sayıklıyorsun, sen topluma sıfır katkıda bulunan bir insansın, sen hiçbir şey üretmiyorsun ve sonra da bunu yapanlara laf ediyorsun. Tabi ki, bu başarılı mutlu ve zengin insanlardan kastım bunun için gerçekten çabalayan insanlardır yoksa milletvekili tanıdığı ile bir yerlere varan Karadenizli müteahhit tipler için sözüm meclisten dışarıdır. Zaten haksız yere, insanların emeklerini sömürerek başa geçenleri ben "başarılı" olarak dahi adlandırmıyorum çünkü gün gelecek tarih bu insanlara küfürler edecek, bu insanların arkalarından beddualar okunacak, evlatları ve torunları bile utançla hatırlayacak.

Şu an kazandıklarını düşünüyorlar ama onların da devirleri kapanacak ve bu sefer sözü tarih alacak ve açacak ağzını yumacak gözünü.

Ben ise size tarihin övgüyle bahsettiği insanları anlatıyorum. Eğer başarılı olmak istiyorsan harekete geçmelisin. Ama harekete geçmek öyle bir anlık bir şey değil. Sınava birkaç gün kala günde 20 saat çalışan kişi değildir övgüyü hak eden ama 1-2 sene boyunca her gün günde 2-3 saat düzenli bir şekilde çalışandır alkışların gitmesi gereken. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki hayatımızın %43'ü tamamen alışkanlıklarımızın birer sonucu. Şimdi oturup düşünmeni istiyorum bunu. Gününün neredeyse yarısı tamamen otomatik olarak yaptığın davranışların sonucu. Belki de geri kalan yarısıyla, yani bilinçli olan zihninle hayatını değiştirmek istiyorsun ama alışkanlıklarının yönettiği diğer yarın buna müsaade etmediği için olduğun yerde sayıklıyorsun ve içsel bir çatışma yaşıyorsun.

Bir ip çekme yarışması gibi düşün bunu. İp çekme yarışması oynamışsındır illa ki küçüklüğünde. Bir halat vardır ve her iki taraf da bu halatı tutup kendi tarafına çekmeye çalışır. Güçlü olan taraf ise sonunda yarışı kazanır.

Hayatımız da tıpkı bu ip çekme yarışması gibidir. Evet, alışkanlıklar hayatımızın %43'ünü oluşturur ama bu %43 aslında %80-90 gibidir. Peki neden ? Çünkü alışkanlık sürekli ve sürekli yapılan şeydir. Sürekli spor yapıp kaslarını geliştiren bir insan 1-2 gün spor yapan bir insana göre daha güçlüdür. Bu yüzden alışkanlıkların bağlı olduğu bölümümüz bilinçli zihnimizin yönettiği bölümümüzden daha güçlüdür. Bilinçli zihnin bir karar aldığı zaman buna belki bir hafta belki de bir ay devam eder ama pes eder. Oysa ki alışkanlıklarımız için zaman kısıtlaması yoktur ve her gün az bile olsa büyür ve güçlenir.

Şimdi düşün bakalım hayatında aldığın kararları neden uygulamaya koyamıyorsun diye.

Hala da saçma sapan motivasyon videoları izliyorsun ve gaza gelip bir şeyler yapmaya, hayatını değiştirmeye çalışıyorsun.

"Haydi koçum yaparsın edersin helal olsun sana!"

Ee, sonuç ne peki ? Olduğun yerde sayıklamaya devam ediyorsun değil mi ? O her şeyi biliyormuş gibi konuşan motivasyon konuşmacılarının sözleri de uçup gidiyor. Neden mi ? Çünkü o izlediğin motivasyonların hiçbiri senin alışkanlıklarına hitap etmiyor. Sen bu videoları izleyip gaza gelirken bilinçaltında işlemeye devam eden alışkanlıkların ise "izle yavrum izle" deyip gülüyor sana.

Eğer hayatında sonuç almak istiyorsan öncelikle alışkanlıklarını değiştirmen gerektiğini anlamalısın. Ha ama bu öyle o motivasyon videolarındaki gibi kolay bir olay değil bunu da bil. Alışkanlıklar öyle bir günde oluşmaz. Her gün aynı vakitte ve aynı şekilde aksatmadan yapman lazım.

Şimdi soruyorlar bana "bir alışkanlık kaç günde oluşur hocam ?" diye. 21 gün kuralı diye de bir şey yayılmış ortalığa. Bir davranışı 21 gün boyunca yaparsan alışkanlık oluşuyormuş. Ben de inanmıştım bir zamanlar buna fakat alışkanlıklar konusunda araştırma yaptıkça aslında alışkanlıklar için bir süre olmadığını anladım. Bir alışkanlığı ne kadar süre boyunca yapmalısın ? Cevap basit; ömrün boyunca. Adı üstünde bu bir alışkanlık. Ne o ? 21 gün boyunca bir şeyi tekrarlayıp sonra bırakacak mısın ? Bu alışkanlığa ömür biçme olayı işte bundan dolayı çok saçma. Alışkanlık dediğin şey sürekli ve sürekli devam eden bir olgudur ve bir ömrü yoktur. Sen alışkanlığını değiştirmediğin müddetçe alışkanlık arka planda işlemeye devam edecektir.

Hayatını istediğin alışkanlıklar için uygun hale getirmeyi öğren öncelikle. Çünkü yapılan araştırmalar gösteriyor ki bir alışkanlık için ne kadar bağlam oluşturulursa bu alışkanlığı tekrar etme olasılığı da bir o kadar fazladır. Rehabilitasyonda uyuşturucuyu bırakıp rehabilitasyondan sonra eski ortamlarına dönüp uyuşturucu bağımlılıklarına tekrardan başlayan insanların bunu yapmasının sebebi eski ortamlarında kendilerine bu alışkanlığı hatırlatan bağlamların olmasıdır. Mesela, kitap mı okumak istiyorsun ? Peki bak bakalım etrafına, ne kadar müsaade ediyor bulunduğun çevre buna ? Mesela, çalışma masanda bir bilgisayar mı var yoksa kitap mı ? Kitaplarla haşır neşir olan insanlarla mı vakit geçiriyorsun yoksa boş beleş muhabbetler eden bir arkadaş ortamına mı sahipsin ? Emin ol çevren seni yaratır. Çevren nasılsa sen de öyle olacaksın ve bundan kaçamazsın çünkü insanın doğasında bu vardır.

Elma ağacında armut yetişmez.

Ortamını istediğin alışkanlığa göre düzenledikten sonra yapman gereken ikinci şey ise bu yeni davranışı sürekli ve sürekli bir şekilde tekrar etmektir. Kendine bir zaman biçme, 21 gün kuralı falan da deme. Sadece yap. Zaten bu alışkanlığı ömür boyunca devam ettirmeyi planlamıyor muydun ? O halde tekrar etmeye başla. Sen tekrar ettikçe zaman içerisinde bunu yapmak senin için daha kolay ve daha kolay hale gelecektir çünkü nöroplastisite denen bir gerçek vardır ki o da beynimizin diğer organlara kıyasla kendini yenileyebildiği ve değişebildiği gerçeğidir. Yani, sen bir davranışı ne kadar çok tekrar edersen beynindeki nöronlar da ona göre ağlar inşa edeceklerdir. Bundan dolayı, tekrar en önemli şeydir. Özellikle de her gün aynı yerde aynı saatte ve aynı şekilde gerçekleştirilen şeylerin alışkanlık haline gelmeleri oldukça kolaydır.

Şimdi bu mantıkla olaya bakıp neden İslamiyette her gün aynı vakitte aynı şekilde ibadet etmenin de önemli olduğu fikri hakkında düşünebilirsin.

Alışkanlıklar için son önemli şey ise ödül sistemidir. Şimdi kimse "ben acıların çocuğuyum" modlarına girip de yalan atmasın; herkes ödülden hoşlanır. Atalarımızdan beri getirdiğimiz bir özelliğimiz var ki o da ödülleri kovalamamızdır. Atalarımız bir mamut avlamak için günlerce gezerlerdi. Peki neden ? Çünkü bir mamut avlamak yemek bulmak demektir ve yemek bulunca da karnımız doyar. İşte bu o dönem için güzel bir ödüldü. Tabi ki şimdilerde atalarımız gibi elimizde mızrak mabadımızda yaprak mamut avlarına çıkmıyoruz ama modern hayatın mamutları olan parayı kovalıyoruz. Üstelik sadece para da değil; mutluluğu kovalıyoruz, tatminkarlığı kovalıyoruz, karşı cinsi kovalıyoruz...

Sürekli bir ödül peşindeyiz ve bize ödül veren şeyleri tekrar etme olasılığımız artıyor. Başarılı insanlarda bu ödül sisteminin oldukça güçlü olduğunu fark ederiz. Hepsinin klasik bir lafı vardır; "sevdiğim işi yapıyorum."

Bu laf belki de birçoklarınız için çok klişe bir laftır ama koca bir gerçeği ifade eder; başarılı insanların ödül sistemleri sağlamdır. Bu adam yaptığı işten zevk alıyor ve bu zevk ödül haline gelerek adamın beynini tatmin ediyor. Bu tatminkarlık sonucu beyin bu davranışı tekrar etmek istiyor ve tekrar ettikçe de bu bir alışkanlık haline geliyor. Bundan dolayı yaptığınız iş her ne olursa olsun o işi kendiniz için eğlenceli hale getirmeye çaba gösterin. Tabi ki bunu nasıl yapacağınız size kalmış ve bu konuda size öneride bulunamam çünkü beni mutlu eden ödüller sizi mutlu etmeyebilir.

Sonuçta herkes mamut yemekten mutlu olacak diye bir kaide yok.

Yapmayı istediğiniz şeyi kendiniz için ne kadar zevkli hale getirirseniz bu davranışı alışkanlık haline getirmeniz de bir o kadar etkili olacaktır.

İşte bir alışkanlığın oluşması süreci bu kadar açıktır; bağlam-tekrar-ödül. Bu yolu takip edip de alışkanlık oluşturamayacak tek bir Allah'ın kulu tanımıyorum çünkü insanın doğasıdır bu ve doğanıza karşı gelemezsiniz. Şu an sahip olduğunuz tüm alışkanlıklar da bu yolu takip ederek oluştu. Mesela sigara içiyorsanız muhtemelen öncelikle buna uygun bir ortamınız vardı. Belki aileniz, belki arkadaş çevreniz, belki de Müslüm babanın şarkıları. Fakat, özetinde, sizi buna iten bir bağlam vardı. Sonuçta, sigaranın icadından önce yaşayan insanlar sigara istemezlerdi çünkü onların zamanında sigara için uygun bağlamlar yoktu. Fakat sizin döneminizde bunlar var ve bir şekilde sigara sizin dikkatinizi çekti. Ardından ilk kez sigara içtiniz ve sigaranın içinde bulunan o iğrenç meretler sizin beyninizi tatmin etti. Bunun sonucunda sigaradan bir ödül aldınız ve ödülü sevdiğiniz için tekrar ettiniz. Böylelikle zamanla bu mereti içme davranışı sizde bir alışkanlık haline geldi.

Fakat doğamızın bu gücünü olumlu şeyler için kullanabilirsiniz. Başarılı insanların hepsi başarılı olmak için gereken alışkanlıkları inşa eden insanlardan ibarettirler. Siz de aynısını yapabilirsiniz. Düşünsenize, bugünden itibaren her gün günde 5 saat kendi hedefleriniz için çabalasanız günde 5 saatten yılda 1680 saat çalışmış olursunuz. Yaptığınız şey ne olursa olsun bir konu için 1680 saatini harcamış bir insanın o konuda bir şeyler başarmamasının imkanı yoktur. İlla ki yaparsınız bir şeyler, çünkü bu alana dair 1680 saatinizi verdiniz. İlla ki bir şeyler biliyorsunuz ve illa ki bir şeyler yapacaksınız, bu kadar basittir.

Bundan dolayı beyler, alışkanlıkların gücünü küçümsemeyin. Bir bakarsınız o küçücük kar topu yuvarlana yuvarlana koca bir çığ haline gelmiş.

İşte bunu gördükten sonra geriye tek bir soru kalıyor;

Bu çığ kötü alışkanlıklara bürünüp de kafanıza devrilerek sizi mi yok edecek ya da iyi alışkanlıklara bürünüp önünüzdeki engelleri mi yıkacak teker teker ? İşte esas odaklanmanız gereken konu budur.


Haydi kendinize iyi bakın, görüşmek üzere.
 
Son düzenleme:

CemilQardasli

Ayın En Aktif Üyesi
Katılım
30 Ekim 2020
Mesajlar
435
Tepkime puanı
346
Konum
ZAQATALA
Şehir
Ordu
Iftardan Gelip Güzel Sözler Yazacağım
😉
Geldim Alışkanlıklar Nasıl Kazanılır
Biraz Söylüyeyim
1) Insanların Refleksleri vardır Alışkanlığınızı yaratmak için Bu Refleklere ihtiyaç vardır.
2) Bunu Devam etdirmek için Mükemmel bir Hedefiniz Olmalı yada Tutkulu olmanız Lazım
3) Tembellik etmeyin
KuşçuBaşı Üstatın Niye Herkes Başarılı olmuyor ona Değinmek istiyorum
1) Dibi Görmeniz Lazım Eğer Siz Dibi Görmez iseniz Başaramazsınız.
2) Tutkulu olmanız Bir şey için Yanıp Tutuşmuyarsanız Nasıl Başaracaksınız
3) Çalışmak Tutkulu Olmak yetmiyor Çok Çalışmanız Lazım Siz 3 kere yapıp vazgeçerken onlar 1000 kere yapıyor ve Başarılı oluyor.
Biz Uyurken Onlar Çalışıyorsa
Onlar Herhalde Başarılı olur.
Bu yazılardan anlık gaza gelmeniz yalnızca 2 saat sürer. Yada Bu Yazıların Etkisi 2 saat olur.
Yani O Koca Poponuzu Düşünmeden Çalışın Eğer fazla Düşünürseniz Yarın Başlarım derseniz Yarın olur sonra deriz ve O yarınlar bitmez.
Kafanızı Terimlere Carta curta takmayın.
Neyse Iyi Geceler
Ben tıkınmaya gidiyorum 🤣
 
Son düzenleme:

CemilQardasli

Ayın En Aktif Üyesi
Katılım
30 Ekim 2020
Mesajlar
435
Tepkime puanı
346
Konum
ZAQATALA
Şehir
Ordu
Bir lafı Unutdum ya Pink Panther Adlı Kullanıcı Yazmıştı
Aynı Şeyleri Yaparsan Aynı Sonuçları alırsın
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape7
shape8
Üst