Alfaloji Forum

Sitemize hoş geldiniz.

Bir Erkeği Yolundan Alıkoyan 7 Günahkar Zincir -2

Katılım
25 Aralık 2019
Mesajlar
247
Tepkime puanı
450
Yaş
22
Şehir
İzmir
Bir Erkeği Yolundan Alıkoyan 7 Günahkar Zincir -2



Nasıl Düşünüyorsanız Öyle hissedersiniz

Korkularımız, sevincimiz, heyecanlarımız ve nice duygu zerreleri veya bize engel olan şeyler. Bu hayatta bizi zincirleyen her şey genellikle soyut. Size iki tane çocuk anlatayım. Biri sokağın köşesini dönünce yerde yatan bir köpek görüyor heyecanlanıp birden kaçmaya başlıyor. Diğeriyse aynı köşede aynı köpeği görmesine rağmen yine heyecanlanıyor fakat kaçmanın tam tersine köpeği sıka sıka sevmek amacıyla üzerine atlıyor. Fark nedir ? Kaçan çocuk köpekle ilgili nöral ağları olumsuz duygularla örmüştür. Sevgi saldırısı yapan çocukta olumlu duygularla. Olumsuz hisler besleyen ısırıldıysa kabulüm. Olumlu hisler besleyende eğlenceli vakit geçirmiş köpeklerle o da kabulüm. Herhangi bir olay yaşamadanda bu hislerinizin her gün değiştirilebildiğini söylesem ortalığı karıştırmış olur muydum? Hiç sanmıyorum.

Çarpıtılmış Duygular Zinciri

Beyninizdeki düşüncelerle duygularınızı yarattığınızı söylesem nasıl hissederdiniz. Evet, ne düşündüğüne göre değişiyor o hisler. Kimi zaman ailemiz gibi bizi yetiştirenler de bu çarpık duyguları içimize miras bırakıyor. Köpekten korkan çocuğu hatırlayın, ya ailesi köpeklerden uzak durması gerektirdiğini tembih ederek büyüttüyse.. Olayı anladınız sanırım. Bir erkeğin tüm hayatı boyunca ihtiyacı olan duygusal gücü de bu düşüncelere bağlı. Kendiniz bir kenara arkadaşlarınız, çevreniz ve diğer iletişim kurduğunuz herkes bu düşüncelere el atıp duygudurumunuzu değiştirebilir. Bir erkek için bu mental olarak ölümden farksız.



Zincirin Kırılması


Bu zincir çarpık düşüncelerimiz ve duygularımızla iç içe olduğu için aşağıya 10 tane düşmanı saptamakta kullanacağımız madde vericem.

1. YA HEP YA HİÇ DÜŞÜNCESİ: Her şeyi siyah ya da beyaz görürsün. Eğer performansın mükemmelin altındaysa, kendini başarısız bulursun.

Örnek: Bu proje için çok emek verdim ama o ufacık başlık hatası yüzünden puan kırıldı. Tam bir beceriksizim. (100 puan almasamda 90 aldım, bir dahaki sefere daha dikkatli olurum)

2
. AŞIRI GENELLEME: Tek bir olumsuzluğu hiç bitmeyecek bir başarısızlık demekmiş gibi görürsünüz.

Örnek: Sevgilimden ayrılırsam daha iyisini bulamayacağım. (Aksine bolca insan var, illaki bulurum hem ayrıldıysak problem vardır bu benim için bir şans!)

3. ZİHİNSEL FİLTRE:
Tek bir olumsuz ayrıntıyı bulur onunla uğraşır durursunuz; gerçeğe bakışınız, bir damla mürekkebin tüm şişedeki suyu bulandırması gibi kararır.

Örnek: Bisiklet sürmeyi ilk defa öğreniyordum. Yaklaşık 15 metre gidebildim ve sonra düştüm. Kötü bir deneyimdi. (İlk defa öğrenmeme rağmen gayet iyi gittim, bir dahakine düşmemin nedenlerini iyice kavrayıp tekrar deneyeceğim)

4. OLUMLUYU GEÇERSİZ KILMAK:
Olumlu olayları şu ya da bu nedenlerden ''sayılmaz'' olmasında ısrar edersiniz. Böylece günlük hayatınızla ters düşen olumsuz bir düşünceye kapılırsınız.

Örnek: Sınavların iyi geçmesi hocanın kolay sormasından. (Çalıştığımın karşılığını aldım) İnsanların beni sevdiğini söylemesi kibarlıklarının bir göstergesi. (Kibarlığımın sayılıp sevilmesi güzel hissettiriyor)

5. SONUÇLARA ATLAMA: Vardığın sonucu destekleyecek kesin kanıtlar olmamasına rağmen olumsuz bir değerlendirme yaparsın.

a.Akıl Okumak: Kendinize birinin size ters davrandığını düşünür, araştırmaya gerek bile duymasınız.
b.Falcılık: İşlerin kötüye gideceğini öngörür, kehanetinizin gerçekliğini onaylarsınız.

Örnek a: Sabah yaptığım konuşmada birisi kafasını masadan kaldırmadı. Çok sıkıcıyım. (Herkes pür dikkat beni dinliyor, bu elemanda gece yorulmuş olmalı)

Örnek b: Bugün hava kapalı, kesin bu iş yatar. (Buna örnek bile yazamadım )

6.
DÜRBÜN HİLESİ: Olayların önemini abartırsın (beceriksizliğin ya da başkasının başarısı gibi), ya da minicik edip küçültürsün (iyi özelliklerin ya da başkasının kusurları gibi).

7. DUYGUSAL KARARLAR:
Olumsuz hislerinizin aslında gerçeği yansıttığına inanırsın: (''Hissediyorum, o halde gerçek olmalı.'')

8.-MELİ -MALI CÜMLELERİ:
Kendini -meli - malı'larla motive etmeye çalışırsın.

Örnek: “Çok iyi yapmalıyım, yapamazsam başarısızım demektir.”. (Bu ve bunun gibi meli malı içeren fikirler bir süre sonra o işlere karşı öfke meydana getirir. Eğer davranışlarımız meli-malı standartlarının altına düşerse utanç ve suçluluk yaşamamıza neden olur.)

9. ETİKETLEME VE YANLIŞ ETİKETLEME:
Aşırı genellemenin uç halidir. Hatanı tarif etmek yerine, kendine olumsuz bir etiket yapıştırırsın.

Örnek: Kendin ya da başkalarının hakkında gelişen durumlarda genel bir sonuca ulaştığın şeylerdir. “Bana olan borcunu geç ödedi, o çok cimri biri.”, Yardıma ihtiyacı vardı ve yardım etmedim, çok acımasız biriyim” gibi değerlendirmeler bu duruma örnek verilebilir.

10. KİŞİSELLEŞTİRME: Kendini, aslında başlıca sorumlusu olmadığın olumsuz bir olayın nedeni olarak görürsün.

Örnek: Patron bugün bana bağırdı, sanırım iyi bir çalışan değilim. (Herkese öyle davrandığını göz ardı edersin. Bağırması kendi problemi )

Parantez içindeki yazdıklarımla olay kesinlikle değişmiyor. Fakat gördüğün üzere içsel dünyam tamamen sapasağlam.

Nasıl Uygulanır?

Duygularının iplerini eline almak için tek gereken bir kağıt ve bir kalem.



İlk şablonda yapman gerekenler açıklanmış. İkinci şablonda ise bir örneği verilmiş. Mantığı kavrayıp duygularındaki hükmunu hissettirdiğinde aşağıdaki nispeten daha basit tabloya geçebilirsin:



Ee sürekli yazacak mıyım? Diye sorduğunu duyar gibiyim. Hayır, beynimiz bir işi sürekli yaptığında mantığını kavramakla kalmayıp aynı zamanda ekstra düşünmeden otomatik eylemleri gerçekleştirir buna düşüncelerde dahil. Yeni araba kullanmaya başlayan birinin her hareketi düşünerek gerçekleşir. Zaman geçtikçe o vitesle, o direksiyonla ve pedallarla bütünleşir tıpkı bir taksi şoförü gibi. İlkokulda okuma-yazma öğrenirken şimdi bunu uğraş vermeden yapman da aynı şey.


Bir kadın tarafından aldatıldığını öğrendiğinde ağlayıp sızlanan erkek değil. Denizde balıktan bol ne var, sadece beni haketmiyormuş diyen erkek olman arasındaki fark işte bu zincir. Konu farketmeksizin içeriden sapasağlam ve yıkılmaz olduğun zaman insanlar da saygı duyar. Duygusal güç bu zinciri kırarak oluşur. Duygularını-düşüncelerini kontrol edemeyen erkek ikinci zincire takılır ve ne yazıkki arzuladığı yolda ilerleyemez. Duygularınızı eğitmek yapabileceğiniz en değerli iştir.
 
Katılım
4 Aralık 2019
Mesajlar
75
Tepkime puanı
107
Şehir
İzmir
Abartmıyorum bu yazı evrenin sırrı olabilir.Bunun mantığını bir yerde okumuştum ama bu kadar detaylısini görmemiştim.Uygulanirsa çok şeyi değiştirir.Bence bu yöntemle mutluluk seviyemizi belli bir noktanın altına düşmemesini de sağlarız.Hayata her zaman pozitif taraftan bakmayı öğretiyor
 
Katılım
25 Aralık 2019
Mesajlar
247
Tepkime puanı
450
Yaş
22
Şehir
İzmir
Abartmıyorum bu yazı evrenin sırrı olabilir.Bunun mantığını bir yerde okumuştum ama bu kadar detaylısini görmemiştim.Uygulanirsa çok şeyi değiştirir.Bence bu yöntemle mutluluk seviyemizi belli bir noktanın altına düşmemesini de sağlarız.Hayata her zaman pozitif taraftan bakmayı öğretiyor
Hayatta cidden kötü hissetmeye ve kaygılanmaya değen şeyler bir elin parmağını geçmez. Onun dışındakilerle sadece kendimize eziyet çektiririz. Doğru yakalamışsın aynı zamanda, psikologların 1955 yılından beri ekmek teknesi bu öğretiler.
 

Hank Moody

Ayın En Aktif Üyesi
Katılım
16 Mart 2019
Mesajlar
77
Tepkime puanı
102
Yaş
20
Konum
Bayrampaşa,İstanbul
Şehir
İstanbul
Yazı için teşekkür ederim. Şöyle ki hayatta hiç hata yapmadan, pişmanlık duymadan tertemiz her şeyi istediği gibi aklı geçmişte kalmadan yaşayan kimse yok . Maalesef hayat tecrübe edilmek için var. Gerçeği kabul edin. Geçmişinizi yaşayacağınza sorunlarınızı çözüp geleceği yaşayın.
 
Katılım
29 Temmuz 2018
Mesajlar
360
Tepkime puanı
730
Şehir
Konya
Harika ötesisin dostum, çok ihtiyacım vardı. Pozitif olabilmeyi özlemişim, minnettarım sana.
 
Katılım
29 Temmuz 2018
Mesajlar
360
Tepkime puanı
730
Şehir
Konya
Güzel yorumun için minnettarım. Faydasından yararlandırabildiysem ne mutlu :)
Farkında mısın bilmiyorum ama her şey düşüncelere bağlı dostum, pes etmemek de gelişmek de mutlu olmak da...
Düşünceler, davranışları oluşturur diye boşuna dememişler.
Büyük şeyler başarırsın ama başarısız hissedersin, çok şeyde başarısız olursun ama denediğin için kendini başarılı hissedersin.
Teşekkürler tekrardan dostum.
 
Katılım
30 Ekim 2020
Mesajlar
638
Tepkime puanı
559
Konum
ZAQATALA
Şehir
Ordu
Bir Erkeği Yolundan Alıkoyan 7 Günahkar Zincir -2



Nasıl Düşünüyorsanız Öyle hissedersiniz

Korkularımız, sevincimiz, heyecanlarımız ve nice duygu zerreleri veya bize engel olan şeyler. Bu hayatta bizi zincirleyen her şey genellikle soyut. Size iki tane çocuk anlatayım. Biri sokağın köşesini dönünce yerde yatan bir köpek görüyor heyecanlanıp birden kaçmaya başlıyor. Diğeriyse aynı köşede aynı köpeği görmesine rağmen yine heyecanlanıyor fakat kaçmanın tam tersine köpeği sıka sıka sevmek amacıyla üzerine atlıyor. Fark nedir ? Kaçan çocuk köpekle ilgili nöral ağları olumsuz duygularla örmüştür. Sevgi saldırısı yapan çocukta olumlu duygularla. Olumsuz hisler besleyen ısırıldıysa kabulüm. Olumlu hisler besleyende eğlenceli vakit geçirmiş köpeklerle o da kabulüm. Herhangi bir olay yaşamadanda bu hislerinizin her gün değiştirilebildiğini söylesem ortalığı karıştırmış olur muydum? Hiç sanmıyorum.

Çarpıtılmış Duygular Zinciri

Beyninizdeki düşüncelerle duygularınızı yarattığınızı söylesem nasıl hissederdiniz. Evet, ne düşündüğüne göre değişiyor o hisler. Kimi zaman ailemiz gibi bizi yetiştirenler de bu çarpık duyguları içimize miras bırakıyor. Köpekten korkan çocuğu hatırlayın, ya ailesi köpeklerden uzak durması gerektirdiğini tembih ederek büyüttüyse.. Olayı anladınız sanırım. Bir erkeğin tüm hayatı boyunca ihtiyacı olan duygusal gücü de bu düşüncelere bağlı. Kendiniz bir kenara arkadaşlarınız, çevreniz ve diğer iletişim kurduğunuz herkes bu düşüncelere el atıp duygudurumunuzu değiştirebilir. Bir erkek için bu mental olarak ölümden farksız.



Zincirin Kırılması


Bu zincir çarpık düşüncelerimiz ve duygularımızla iç içe olduğu için aşağıya 10 tane düşmanı saptamakta kullanacağımız madde vericem.

1. YA HEP YA HİÇ DÜŞÜNCESİ: Her şeyi siyah ya da beyaz görürsün. Eğer performansın mükemmelin altındaysa, kendini başarısız bulursun.

Örnek: Bu proje için çok emek verdim ama o ufacık başlık hatası yüzünden puan kırıldı. Tam bir beceriksizim. (100 puan almasamda 90 aldım, bir dahaki sefere daha dikkatli olurum)

2
. AŞIRI GENELLEME: Tek bir olumsuzluğu hiç bitmeyecek bir başarısızlık demekmiş gibi görürsünüz.

Örnek: Sevgilimden ayrılırsam daha iyisini bulamayacağım. (Aksine bolca insan var, illaki bulurum hem ayrıldıysak problem vardır bu benim için bir şans!)

3. ZİHİNSEL FİLTRE:
Tek bir olumsuz ayrıntıyı bulur onunla uğraşır durursunuz; gerçeğe bakışınız, bir damla mürekkebin tüm şişedeki suyu bulandırması gibi kararır.

Örnek: Bisiklet sürmeyi ilk defa öğreniyordum. Yaklaşık 15 metre gidebildim ve sonra düştüm. Kötü bir deneyimdi. (İlk defa öğrenmeme rağmen gayet iyi gittim, bir dahakine düşmemin nedenlerini iyice kavrayıp tekrar deneyeceğim)

4. OLUMLUYU GEÇERSİZ KILMAK:
Olumlu olayları şu ya da bu nedenlerden ''sayılmaz'' olmasında ısrar edersiniz. Böylece günlük hayatınızla ters düşen olumsuz bir düşünceye kapılırsınız.

Örnek: Sınavların iyi geçmesi hocanın kolay sormasından. (Çalıştığımın karşılığını aldım) İnsanların beni sevdiğini söylemesi kibarlıklarının bir göstergesi. (Kibarlığımın sayılıp sevilmesi güzel hissettiriyor)

5. SONUÇLARA ATLAMA: Vardığın sonucu destekleyecek kesin kanıtlar olmamasına rağmen olumsuz bir değerlendirme yaparsın.

a.Akıl Okumak: Kendinize birinin size ters davrandığını düşünür, araştırmaya gerek bile duymasınız.
b.Falcılık: İşlerin kötüye gideceğini öngörür, kehanetinizin gerçekliğini onaylarsınız.

Örnek a: Sabah yaptığım konuşmada birisi kafasını masadan kaldırmadı. Çok sıkıcıyım. (Herkes pür dikkat beni dinliyor, bu elemanda gece yorulmuş olmalı)

Örnek b: Bugün hava kapalı, kesin bu iş yatar. (Buna örnek bile yazamadım )

6.
DÜRBÜN HİLESİ: Olayların önemini abartırsın (beceriksizliğin ya da başkasının başarısı gibi), ya da minicik edip küçültürsün (iyi özelliklerin ya da başkasının kusurları gibi).

7. DUYGUSAL KARARLAR:
Olumsuz hislerinizin aslında gerçeği yansıttığına inanırsın: (''Hissediyorum, o halde gerçek olmalı.'')

8.-MELİ -MALI CÜMLELERİ:
Kendini -meli - malı'larla motive etmeye çalışırsın.

Örnek: “Çok iyi yapmalıyım, yapamazsam başarısızım demektir.”. (Bu ve bunun gibi meli malı içeren fikirler bir süre sonra o işlere karşı öfke meydana getirir. Eğer davranışlarımız meli-malı standartlarının altına düşerse utanç ve suçluluk yaşamamıza neden olur.)

9. ETİKETLEME VE YANLIŞ ETİKETLEME:
Aşırı genellemenin uç halidir. Hatanı tarif etmek yerine, kendine olumsuz bir etiket yapıştırırsın.

Örnek: Kendin ya da başkalarının hakkında gelişen durumlarda genel bir sonuca ulaştığın şeylerdir. “Bana olan borcunu geç ödedi, o çok cimri biri.”, Yardıma ihtiyacı vardı ve yardım etmedim, çok acımasız biriyim” gibi değerlendirmeler bu duruma örnek verilebilir.

10. KİŞİSELLEŞTİRME: Kendini, aslında başlıca sorumlusu olmadığın olumsuz bir olayın nedeni olarak görürsün.

Örnek: Patron bugün bana bağırdı, sanırım iyi bir çalışan değilim. (Herkese öyle davrandığını göz ardı edersin. Bağırması kendi problemi )

Parantez içindeki yazdıklarımla olay kesinlikle değişmiyor. Fakat gördüğün üzere içsel dünyam tamamen sapasağlam.

Nasıl Uygulanır?

Duygularının iplerini eline almak için tek gereken bir kağıt ve bir kalem.



İlk şablonda yapman gerekenler açıklanmış. İkinci şablonda ise bir örneği verilmiş. Mantığı kavrayıp duygularındaki hükmunu hissettirdiğinde aşağıdaki nispeten daha basit tabloya geçebilirsin:



Ee sürekli yazacak mıyım? Diye sorduğunu duyar gibiyim. Hayır, beynimiz bir işi sürekli yaptığında mantığını kavramakla kalmayıp aynı zamanda ekstra düşünmeden otomatik eylemleri gerçekleştirir buna düşüncelerde dahil. Yeni araba kullanmaya başlayan birinin her hareketi düşünerek gerçekleşir. Zaman geçtikçe o vitesle, o direksiyonla ve pedallarla bütünleşir tıpkı bir taksi şoförü gibi. İlkokulda okuma-yazma öğrenirken şimdi bunu uğraş vermeden yapman da aynı şey.


Bir kadın tarafından aldatıldığını öğrendiğinde ağlayıp sızlanan erkek değil. Denizde balıktan bol ne var, sadece beni haketmiyormuş diyen erkek olman arasındaki fark işte bu zincir. Konu farketmeksizin içeriden sapasağlam ve yıkılmaz olduğun zaman insanlar da saygı duyar. Duygusal güç bu zinciri kırarak oluşur. Duygularını-düşüncelerini kontrol edemeyen erkek ikinci zincire takılır ve ne yazıkki arzuladığı yolda ilerleyemez. Duygularınızı eğitmek yapabileceğiniz en değerli iştir.
Daima pozitiv şarkılar dinleyin.
Örnek:
Pharrell Williams - Happy
Gülüşü yüzünüzden ekik etmeyin
Geçin aynanın karşısına bugün de mükemmelim deyin.
Deep Turkish Web izleyin :)
Yazı için teşekkür ederim @Werewolf
 
shape1
shape2
shape3
shape4
shape7
shape8
Üst