Kaizen Tekniği İle Tembelliğe Dur De!

Kasrqaa

Fahri Üye
Katılım
5 Nisan 2018
Mesajlar
900
Yaş
22
Şehir
Eskişehir
Dünyanın en çalışkan milleti japonlardan çıkan bir teknik. Kai: Dönüşüm, zen:iyi anlamı taşır. Yani iyiye dönüşüm demektir.

Taşı delen suyun gücü değil sürekliliğidir felsefesini edinmiş bir tekniktir.
Birden fazla işe sadece bir dakikanızı ayırarak gelişiminizi sağlar. Mesela hergün bir sayfa kitap okumak, hergün yabancı dilde en çok kullanılan 3 cümle ezberlemek, hergün bir dakika esneme egzersizi yapmak, hergün bir dakika zihinsel düşünceleri geliştirmek. Ayırdığınız bir dakika şuan ki halinizle bir yıl sonraki halinizle arasında baya bir fark olucak. Bir yıl sonra 365 sayfa kitap okumuş olucaksınız(hiç kitap okumayan biri için fazlasıyla iyi bir rakam), ingilizce seviyeniz b ve c arasında bir yerde olucaktır, daha esnek daha sağlıklı bir vücuda sahip olucaksınız, zihninizi güçlendirdiğiniz için özgüven problemi yaşamayacaksınız.

Bu süre bir dakika desekte kendinize güvendiğiniz zamanlar bir dakikadan fazla o işe odaklanmaya özen gösterin ama kesinlikle hedeflerinizdeki süreyi yavaşça yükseltin. Sınırlarınızı bilin ona göre çalışın.

Zamanında kendimden biliyorum. Kitap okuyacağım, ingilizcemi yükselteceğim gibi hedefler koymuştum. Günde 50 sayfa kitap, günde 3 saat ingilizce diye program yaptım. Aradan 3 ay geçti. Tabi 3 ay boş beleş geçti bu programa sadece ilk iki gün uyabildim onda da yarım yamalak uydum. 200 sayfa kitap okumam, 6 saat ingilizce çalışmam gerekirken; ben ise iki günde 50 sayfa kitap okudum ve okuduğumdan pek bir şey anlamadım, 1 saat ingilizce çalıştım işin ilginç kısmı çalıştığımdan bir şey anlamadım. İki gün öyle boktan geçti ben ise nefsimi sevindiriyordum çalıştım diyerek halbuki yarım yamalak bakmışım. 3 ay uç hedefleri gerçekleştirecem diye saçma sapan çalışma sürecim olmuş.

Peki bu 3 ay böyle uç hedefler yerine kolay bir süreçle başlasaydım günde bir işe bir dakikamı ayırarak mesela nasıl gelişirdim?
3 ayda 90 sayfa kitap okurdum ve okuduğumuda anlardım, günde 3 kelimeden 270 kelime inglizce sözcük öğrenirdim.

Az az başlayın. Şeker bağımlığımı yenemiyordum. İlk hafta şekerli içecekleri bırakmaya başladım(gazoz, kola, soğuk çay, 3ü ve ikisi bir arada kahveler(2si bir arada tatlandırıcı içeriyor şekerden farksız kanmayın) vb.), Sonra içeceklerin üzerine artık aburcurları bıraktım(cips, çikolata vb.) Şekeri bırakalı 2 ay geçti ise şekerli bir gıda görünce midem istemiyor nasıl bunları tğketmişim diyorum kendi kendime üstelik şekeri bırakmam beni üç dört adım ileriye taşıdı. Hem aburcubur yemiyordum, hem param cebime kalıyordu, hemde sağlıklı besleniyordum. Tek olumsuz özelliğinizi kırmak sizi sandığınızdan daha çok ileriye taşıyacaktır. Sınırlarınızı zorlayın fakat yavaş yavaş. Önceden birden monk moda giriyordum bu kadar bile ilerleyemiyordum.
İbret almanız için kendi tecrübelerimi yazdım. Günde bir dakika hayatınız kurtarır. Bir dakikanızı ayırın tam ayırın, aptal gibi bir işe bir saat ayırıyordum fakat o işin sıkıcılığından hayallere dalıyordum.


Zaman değerli iyi kullanın.
 
Son düzenleme:

Alpagut

Üye
Katılım
8 Eylül 2019
Mesajlar
130
Yaş
20
Şehir
İstanbul
3 tane ingilizce cümle
1)I got it (Anladım)
2)i would love to(Cok isterim)
3)I would rather stay at home(Evde kalmayı tercih ederim)

3 tane ingilizce kelime
Spectacular (göz alıcı)
Join up(işbirliği yapmak)
Treat(ısmarlama)
 

Alpagut

Üye
Katılım
8 Eylül 2019
Mesajlar
130
Yaş
20
Şehir
İstanbul
Her gün böyle yapsam harbi mükemmel ilerleme kaydederim be.
 

Betaboy

Üye
Katılım
29 Temmuz 2018
Mesajlar
516
Şehir
Konya
Dünyanın en çalışkan milleti japonlardan çıkan bir teknik. Kai: Dönüşüm, zen:iyi anlamı taşır. Yani iyiye dönüşüm demektir.

Taşı delen suyun gücü değil sürekliliğidir felsefesini edinmiş bir tekniktir.
Birden fazla işe sadece bir dakikanızı ayırarak gelişiminizi sağlar. Mesela hergün bir sayfa kitap okumak, hergün yabancı dilde en çok kullanılan 3 cümle ezberlemek, hergün bir dakika esneme egzersizi yapmak, hergün bir dakika zihinsel düşünceleri geliştirmek. Ayırdığınız bir dakika şuan ki halinizle bir yıl sonraki halinizle arasında baya bir fark olucak. Bir yıl sonra 365 sayfa kitap okumuş olucaksınız(hiç kitap okumayan biri için fazlasıyla iyi bir rakam), ingilizce seviyeniz b ve c arasında bir yerde olucaktır, daha esnek daha sağlıklı bir vücuda sahip olucaksınız, zihninizi güçlendirdiğiniz için özgüven problemi yaşamayacaksınız.

Bu süre bir dakika desekte kendinize güvendiğiniz zamanlar bir dakikadan fazla o işe odaklanmaya özen gösterin ama kesinlikle hedeflerinizdeki süreyi yavaşça yükseltin. Sınırlarınızı bilin ona göre çalışın.

Zamanında kendimden biliyorum. Kitap okuyacağım, ingilizcemi yükselteceğim gibi hedefler koymuştum. Günde 50 sayfa kitap, günde 3 saat ingilizce diye program yaptım. Aradan 3 ay geçti. Tabi 3 ay boş beleş geçti bu programa sadece ilk iki gün uyabildim onda da yarım yamalak uydum. 200 sayfa kitap okumam, 6 saat ingilizce çalışmam gerekirken; ben ise iki günde 50 sayfa kitap okudum ve okuduğumdan pek bir şey anlamadım, 1 saat ingilizce çalıştım işin ilginç kısmı çalıştığımdan bir şey anlamadım. İki gün öyle boktan geçti ben ise nefsimi sevindiriyordum çalıştım diyerek halbuki yarım yamalak bakmışım. 3 ay uç hedefleri gerçekleştirecem diye saçma sapan çalışma sürecim olmuş.

Peki bu 3 ay böyle uç hedefler yerine kolay bir süreçle başlasaydım günde bir işe bir dakikamı ayırarak mesela nasıl gelişirdim?
3 ayda 90 sayfa kitap okurdum ve okuduğumuda anlardım, günde 3 kelimeden 270 kelime inglizce sözcük öğrenirdim.

Az az başlayın. Şeker bağımlığımı yenemiyordum. İlk hafta şekerli içecekleri bırakmaya başladım(gazoz, kola, soğuk çay, 3ü ve ikisi bir arada kahveler(2si bir arada tatlandırıcı içeriyor şekerden farksız kanmayın) vb.), Sonra içeceklerin üzerine artık aburcurları bıraktım(cips, çikolata vb.) Şekeri bırakalı 2 ay geçti ise şekerli bir gıda görünce midem istemiyor nasıl bunları tğketmişim diyorum kendi kendime üstelik şekeri bırakmam beni üç dört adım ileriye taşıdı. Hem aburcubur yemiyordum, hem param cebime kalıyordu, hemde sağlıklı besleniyordum. Tek olumsuz özelliğinizi kırmak sizi sandığınızdan daha çok ileriye taşıyacaktır. Sınırlarınızı zorlayın fakat yavaş yavaş. Önceden birden monk moda giriyordum bu kadar bile ilerleyemiyordum.
İbret almanız için kendi tecrübelerimi yazdım. Günde bir dakika hayatınız kurtarır. Bir dakikanızı ayırın tam ayırın, aptal gibi bir işe bir saat ayırıyordum fakat o işin sıkıcılığından hayallere dalıyordum.


Zaman değerli iyi kullanın.
Gerçekten haklısın dostum. Aynı hatalara ben de düşmüştüm, çok yüksek hedefler koyarak en kısa sürede zirveye ulaşmayı hayal ediyordum, ne yazık ki sonuç berbattı. Başarmayınca
Dünyanın en çalışkan milleti japonlardan çıkan bir teknik. Kai: Dönüşüm, zen:iyi anlamı taşır. Yani iyiye dönüşüm demektir.

Taşı delen suyun gücü değil sürekliliğidir felsefesini edinmiş bir tekniktir.
Birden fazla işe sadece bir dakikanızı ayırarak gelişiminizi sağlar. Mesela hergün bir sayfa kitap okumak, hergün yabancı dilde en çok kullanılan 3 cümle ezberlemek, hergün bir dakika esneme egzersizi yapmak, hergün bir dakika zihinsel düşünceleri geliştirmek. Ayırdığınız bir dakika şuan ki halinizle bir yıl sonraki halinizle arasında baya bir fark olucak. Bir yıl sonra 365 sayfa kitap okumuş olucaksınız(hiç kitap okumayan biri için fazlasıyla iyi bir rakam), ingilizce seviyeniz b ve c arasında bir yerde olucaktır, daha esnek daha sağlıklı bir vücuda sahip olucaksınız, zihninizi güçlendirdiğiniz için özgüven problemi yaşamayacaksınız.

Bu süre bir dakika desekte kendinize güvendiğiniz zamanlar bir dakikadan fazla o işe odaklanmaya özen gösterin ama kesinlikle hedeflerinizdeki süreyi yavaşça yükseltin. Sınırlarınızı bilin ona göre çalışın.

Zamanında kendimden biliyorum. Kitap okuyacağım, ingilizcemi yükselteceğim gibi hedefler koymuştum. Günde 50 sayfa kitap, günde 3 saat ingilizce diye program yaptım. Aradan 3 ay geçti. Tabi 3 ay boş beleş geçti bu programa sadece ilk iki gün uyabildim onda da yarım yamalak uydum. 200 sayfa kitap okumam, 6 saat ingilizce çalışmam gerekirken; ben ise iki günde 50 sayfa kitap okudum ve okuduğumdan pek bir şey anlamadım, 1 saat ingilizce çalıştım işin ilginç kısmı çalıştığımdan bir şey anlamadım. İki gün öyle boktan geçti ben ise nefsimi sevindiriyordum çalıştım diyerek halbuki yarım yamalak bakmışım. 3 ay uç hedefleri gerçekleştirecem diye saçma sapan çalışma sürecim olmuş.

Peki bu 3 ay böyle uç hedefler yerine kolay bir süreçle başlasaydım günde bir işe bir dakikamı ayırarak mesela nasıl gelişirdim?
3 ayda 90 sayfa kitap okurdum ve okuduğumuda anlardım, günde 3 kelimeden 270 kelime inglizce sözcük öğrenirdim.

Az az başlayın. Şeker bağımlığımı yenemiyordum. İlk hafta şekerli içecekleri bırakmaya başladım(gazoz, kola, soğuk çay, 3ü ve ikisi bir arada kahveler(2si bir arada tatlandırıcı içeriyor şekerden farksız kanmayın) vb.), Sonra içeceklerin üzerine artık aburcurları bıraktım(cips, çikolata vb.) Şekeri bırakalı 2 ay geçti ise şekerli bir gıda görünce midem istemiyor nasıl bunları tğketmişim diyorum kendi kendime üstelik şekeri bırakmam beni üç dört adım ileriye taşıdı. Hem aburcubur yemiyordum, hem param cebime kalıyordu, hemde sağlıklı besleniyordum. Tek olumsuz özelliğinizi kırmak sizi sandığınızdan daha çok ileriye taşıyacaktır. Sınırlarınızı zorlayın fakat yavaş yavaş. Önceden birden monk moda giriyordum bu kadar bile ilerleyemiyordum.
İbret almanız için kendi tecrübelerimi yazdım. Günde bir dakika hayatınız kurtarır. Bir dakikanızı ayırın tam ayırın, aptal gibi bir işe bir saat ayırıyordum fakat o işin sıkıcılığından hayallere dalıyordum.


Zaman değerli iyi kullanın.
Kesinlikle katılıyorum dostum. Bu hataya ben de düştüm. Gereksiz bir şekilde kendimi yıpratacak hedefler koyarak en kısa sürede zirveye ulaşmanın hayallerini kurardım ve dediğin gibi ilk 1-2 gün güzel geçerdi, sonrasında 70'e dayanmış bastonlu dayılara dönerdim. İşin kötü yanı, 1 gram zevk almıyordum.

Ne zaman ki hedeflerimi küçülttüm, işte o zaman hem yaptıklarımdan keyif alıyor, hem iradem kuvvetleniyordu. Aynı zamanda hedeflerime daha emin adımlarla ilerliyordum.

Size örnek vereyim dostlar, hitabetle ilgili ilk zamanlar çalışma yaparken, o kadar sert hedeflerim vardı ki 1 hafta içinde Adolf Hitler gibi bir diksiyona sahip olmayı hayal ederdim. Tabi ancak hayal ederdim, sadece 1-2 gün güzel giderdi, sonrası berbat.

Ne zaman ki hedeflerimi küçülttüm, günlük düzenli olarak 10-15 dakika ayırmaya başladım. Şuan bol bol ''Çok güzel konuşuyorsun,seni 911 hatlarına alalım, senden iyi muhabir olur haa.'' gibi iltifatlar yağıyor üzerime. İşin güzel kısmı, yarışmalarda vs. baya ekmeğini yedim desem yalan olmaz.

Set açacak arkadaşlarda da bu sıkıntı var. Adam ömrü boyunca 1 kere set açmamış gelmiş:''Beyler çok heyecanlıyım lan,yapamıyorum olmuyor, kızdan nasıl numara alacağım?'' gibi soruları dayıyor foruma. Be güzel kardeşim, sen ömründe 1 kere bile flörtleşmemişsin, gelmiş kızdan numara almanın, onu yatağa atmanın hayallerini kuruyorsun. Ya dur bir Allah bismillah. Önce nefes al. Hedeflerini küçült, bir kıza sadece ''Merhaba'' demeyi öğren, zamanla muhabbet etmeyi öğren. Emin ol böyle yapınca kendini hiç beklemediğin bir seviyede bulacaksın benim gibi.

Sadece kız da değil spor yapan kardeşlerim için de geçerli. Adam 1 haftada Arnold Schwarzenger gibi bir vücuda sahip olmanın hayallerini kuruyor. Hayallerine ulaşamayınca da sporu bırakıyor, sonra ''Beyler yardım edin, hayattan bıktım, Allah'ın betaları en güzel hatunlara ketçapı basıp gömüyor da ben niye başaramıyorum?'' gibi depresif sözlerle kendini iç savaşa sürüklüyor.
 
Katılım
23 Nisan 2018
Mesajlar
63
Yaş
29
Şehir
Ankara
Dünyanın en çalışkan milleti japonlardan çıkan bir teknik. Kai: Dönüşüm, zen:iyi anlamı taşır. Yani iyiye dönüşüm demektir.

Taşı delen suyun gücü değil sürekliliğidir felsefesini edinmiş bir tekniktir.
Birden fazla işe sadece bir dakikanızı ayırarak gelişiminizi sağlar. Mesela hergün bir sayfa kitap okumak, hergün yabancı dilde en çok kullanılan 3 cümle ezberlemek, hergün bir dakika esneme egzersizi yapmak, hergün bir dakika zihinsel düşünceleri geliştirmek. Ayırdığınız bir dakika şuan ki halinizle bir yıl sonraki halinizle arasında baya bir fark olucak. Bir yıl sonra 365 sayfa kitap okumuş olucaksınız(hiç kitap okumayan biri için fazlasıyla iyi bir rakam), ingilizce seviyeniz b ve c arasında bir yerde olucaktır, daha esnek daha sağlıklı bir vücuda sahip olucaksınız, zihninizi güçlendirdiğiniz için özgüven problemi yaşamayacaksınız.

Bu süre bir dakika desekte kendinize güvendiğiniz zamanlar bir dakikadan fazla o işe odaklanmaya özen gösterin ama kesinlikle hedeflerinizdeki süreyi yavaşça yükseltin. Sınırlarınızı bilin ona göre çalışın.

Zamanında kendimden biliyorum. Kitap okuyacağım, ingilizcemi yükselteceğim gibi hedefler koymuştum. Günde 50 sayfa kitap, günde 3 saat ingilizce diye program yaptım. Aradan 3 ay geçti. Tabi 3 ay boş beleş geçti bu programa sadece ilk iki gün uyabildim onda da yarım yamalak uydum. 200 sayfa kitap okumam, 6 saat ingilizce çalışmam gerekirken; ben ise iki günde 50 sayfa kitap okudum ve okuduğumdan pek bir şey anlamadım, 1 saat ingilizce çalıştım işin ilginç kısmı çalıştığımdan bir şey anlamadım. İki gün öyle boktan geçti ben ise nefsimi sevindiriyordum çalıştım diyerek halbuki yarım yamalak bakmışım. 3 ay uç hedefleri gerçekleştirecem diye saçma sapan çalışma sürecim olmuş.

Peki bu 3 ay böyle uç hedefler yerine kolay bir süreçle başlasaydım günde bir işe bir dakikamı ayırarak mesela nasıl gelişirdim?
3 ayda 90 sayfa kitap okurdum ve okuduğumuda anlardım, günde 3 kelimeden 270 kelime inglizce sözcük öğrenirdim.

Az az başlayın. Şeker bağımlığımı yenemiyordum. İlk hafta şekerli içecekleri bırakmaya başladım(gazoz, kola, soğuk çay, 3ü ve ikisi bir arada kahveler(2si bir arada tatlandırıcı içeriyor şekerden farksız kanmayın) vb.), Sonra içeceklerin üzerine artık aburcurları bıraktım(cips, çikolata vb.) Şekeri bırakalı 2 ay geçti ise şekerli bir gıda görünce midem istemiyor nasıl bunları tğketmişim diyorum kendi kendime üstelik şekeri bırakmam beni üç dört adım ileriye taşıdı. Hem aburcubur yemiyordum, hem param cebime kalıyordu, hemde sağlıklı besleniyordum. Tek olumsuz özelliğinizi kırmak sizi sandığınızdan daha çok ileriye taşıyacaktır. Sınırlarınızı zorlayın fakat yavaş yavaş. Önceden birden monk moda giriyordum bu kadar bile ilerleyemiyordum.
İbret almanız için kendi tecrübelerimi yazdım. Günde bir dakika hayatınız kurtarır. Bir dakikanızı ayırın tam ayırın, aptal gibi bir işe bir saat ayırıyordum fakat o işin sıkıcılığından hayallere dalıyordum.


Zaman değerli iyi kullanın.
usta yazıların cidden faydalı sınav senesindeyim elimden geldiğince evde spor yapıyorum olumlama telkin videoları izliyorum ama vakit yok diye kitap okumuyordum dil öğrenmiyordum onlarda basliycam sayende az az vakit ayırarak bide son olarak şu tatile girince üstüme çok büyük bi tembellik geldi ful evdeyim hareketsizim diye önerebileceğin bişey varmi?
 

Kasrqaa

Fahri Üye
Katılım
5 Nisan 2018
Mesajlar
900
Yaş
22
Şehir
Eskişehir
ize örnek vereyim dostlar, hitabetle ilgili ilk zamanlar çalışma yaparken, o kadar sert hedeflerim vardı ki 1 hafta içinde Adolf Hitler gibi bir diksiyona sahip olmayı hayal ederdim. Tabi ancak hayal ederdim, sadece 1-2 gün güzel giderdi, sonrası berbat.
Beden dili için ayna karşısında çalış. Zamanla alıştıkça sanki dışarıdan kendini izliyormuşsun gibi his gelmeye başlıyor. Beden dilinin yanlış olduğu zamanları anlayabiliyorsun.

usta yazıların cidden faydalı sınav senesindeyim elimden geldiğince evde spor yapıyorum olumlama telkin videoları izliyorum ama vakit yok diye kitap okumuyordum dil öğrenmiyordum onlarda basliycam sayende az az vakit ayırarak bide son olarak şu tatile girince üstüme çok büyük bi tembellik geldi ful evdeyim hareketsizim diye önerebileceğin bişey varmi?
Telkin videolarından ziyade kendine söylediklerin önemli.

Zaten çoğu şeyi yapıyorsun. Aklıma gikir gelmedi.
 
Üst